Doğal Yığılca Balı

 

Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)

 
 
 

Yığılca Arısı

Düzce Üniversitesi öğretim görevlisi Yard. Doç. Dr. Meral Kekeçoğlu (2007)’nun Türkiye’nin 56 farklı lokasyonundan örnek alarak yaptığı araştırmada Yığılca arısı vücut iriliği ve organlarının uzunlukları bakımından diğer illerin arı popülasyonlarından farklı bulunmuştur. Yığılca arısının ön kanat uzunluğu ortalama 9.30; arka kanat uzunluğu ortalama 6.60 çıkmıştır. Bacak karakterlerinden Femur uzunluğu * 2.81 Tibia uzunluğu *3.23, Basitarsus uzunluğu*2.18, Basitarsus genişliği* 1.20. olarak bulunmuştur.

Daha sonra sürdürülen geniş çaplı araştırma sonuçları da Yığılca arı ekotipinin genetik ve morfolojik bakımdan farklılığını ortaya koymuştur. Moleküler tekniklere dayanılarak yapılan genetik çalışmalarda Yığılca arısı mtDNA/SspI kesim bölgesine göre genetik bakımdan da farklı bulunmuştur (Kekeçoğlu 2009a,b,c).

 

Yığılca Hakkında

Yığılca, yerli halkı tarafından “saklı kent” olarak anılmaktadır. Batı Karadeniz Bölgesi’nde Düzce İli’ne bağlı bir ilçe olan Yığılca (saklı kent), batıdan Düzce ili ve Akçakoca ilçesi, güneyden Kaynaşlı ilçesi ve Bolu ili, kuzeyden Zonguldak ilinin Alaplı ilçesi, doğudan Bolu ilinin Mengen ilçesi ile çevrilidir. İlçe toprakları engebeli ve dağlık bir arazi yapısına sahiptir. Yığılca İlçesi arazi konumunun eğimli, kayalık ve ormanlık olmasından dolayı tarıma elverişli değildir. Ülkemiz arıcılığının temel unsurlarından olan bitki çeşitliliği bakımından son derece zengin; topografik yapısı nedeniyle arıcılık için son derece elverişlidir.  Daha Fazlası İçin Lütfen Tıklayın

 

 

Güler ve ark. (2011) Batı Karadeniz Bölgesi Balarısı (Apis mellifera L.) Populasyonun Morfolojik Özellikleri isimli bildirisinde Yığılca arısının scutellum renginin sıfıra yakın olması ile diğer bal arısı populasyonlarından ayrıldığı bildirilmiştir.

Diğer bazı araştırıcılarda yayınlarında Yığılca arısının farklı bir ekotip olduğundan söz etmektedir (Güler et al. 1998;Kandemir 2010 ve Bouga ve ark., 2011).

Araştırma sonuçlarının yayınlanması ile literatürlere giren Yığılca ekotipi yüksek bal verimi ile Türkiye arıcılığına ümit vaad ediyor.

Çalışkan , kışa dayanıklı ve bölgesine çok iyi adapte olmuş. Gelecekteki ıslah ve seleksiyon çalışmaları için ümit vaad ediyor.

Saklı kent Yığılca’nın il merkezine çok uzak olması nedeniyle bu ilçeye dışardan göçer arıcı girişi söz konusu olmamıştır. Yeşilin her tonunun bulunduğu bu gizli kalmış ilçede halk arasında tek tip kültür vardır. Tıpkı insanı gibi doğanın ve arılarının dahomojen yapısı bozulmamıştır. İlçede yapılan araştırmalar sonucu arıcıların dışarıdan ana arı satın almadığı, 20-30 yıllık bir zaman diliminde atadan deden kalma kolonilerin devamlılığını sağladıkları anlaşılmıştır. Burada uzun yıllardır saf sürekli kendi içinde yetiştirme dışardan göç almama söz konusudur. Dolayısıyla Yığılca’da coğrafik izolasyona bağlı olarak bulunduğu çevreye ve floraya adapte olan bir ekotip gelişmiştir.

İlginçtir bu ilçenin arısı tıpkı insanı gibi, saf temiz kirlenmemiş, ilçesine bir başka yörenin arısının girmesini istemez.

Yığılca’da göçer arıcılık yapılmadığı için burada arıcılığı geliştirmeye yönelik bal üretim ormanları kurulmaya başlanmıştır. Çevre Orman Bakanlığı’nın desteklediği ve Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM) yürütücülüğünde gerçekleştirilen Bal Üretim Ormanları sayesinde Yığılca’da arılara 6-7 aylık bir periyotta sürekli bir nektar ve polen kaynağı sağlanacaktır.

Ekotipler genom ya da gen frekansı bakımından farklılık göstermeyebilir. Ancak morfometrik, fizyolojik ve doğal yaşam koşullarına uyum bakımından diğerlerinden farklılık gösterirler. Yığılca da ki ekotip ise kışı geç bitirip ilkbahara geç girmesine rağmen hızla diğer yöre arılarına ulaşmakta ve diğerlerinin 3 katı bal verimi sağlamaktadır. Yığılca arısı bu bakımdan çok çalışkan bir arıdır.

 

Doğal Yığılca Balının Faydaları
 

Kalp çarpıntısından ve yüksek tansiyondan şikâyetçi olanlar için son derece yararlı bir besindir.

Altını ıslatan çocuklara 3-4 ay devamlı yedirilirse bu huylarından vazgeçtikleri gözlenmiştir

Balın sinirler üzerinde olumlu etkisi vardır.

Bal yiyerek sinir bozukluğundan yakınan uykusuz kişiler rahatlayabilir.

Kemikle ilgili beslenmeden doğan bazı hastalıkların tedavisinde faydalı olduğu gözlenmiştir.

Bel ağrıları için havanda dövülen kuyruk yağı ile karıştırılıp sürülürse ağrı gittikçe azalır ve sonunda yok olur.

Bal, soğuk su ile karıştırılıp içilirse ishali durdurur.

Sıcak su ile veya ılık su ile içilirse kuvvetli müshil olur.

Boğaz ağrılarında ılık nemli bezle boğaza sürülüp sarılırsa ağrı kısa zamanda geçer yok olur.

Bir miktar tuzla karıştırılıp, devamlı içilirse balgam söktürür.

Sırt ağrılarında ağrıyan yere sürülür, üzerine dövülmüş karabiber ekilirse ağrı kesilir.

Bal, beynin çalışmasını kolaylaştırır, düşünceye mükemmellik kazandır.

Kan yapar. Kanın temizlenmesine yardımcı olur. Kan dolaşımını hem düzenler, hem kolaylaştırır ve damar sertliğine de olumlu etki yapar.

Bal, yağın hazmını kolaylaştırır, anne ve inek sütünün demir eksikliğini tamamlar.

İştah açar ve bağırsaklara özgü hareketleri artırarak rahatlık sağlar.

Hem sabah hem akşam devamlı yedirilirse, sarılık hastalığı çok kısa zamanda tedavi edilebilir.

Kusma, öksürük, bronşit gibi hastalıklarda kaynatılmış arpa suyu ile içirilirse hastalık tedavi edilir.

Bademciklerin doğal ilacıdır.Kaynatılmış ada çayına biraz sirke biraz bal karıştırılıp önce gargara yapılıp sonra yudum yudum içilirse boğaz içindeki ağrılar geçer, bademcik iltihaplarında iyileşme görülür.

Balın çabuk enerjiye dönüşen hazır gıda maddesi olması özelliği ile sporla meşgul olan kimselere enerji vermek için ve yorgunluklarını gidermek için sade veya portakal suyuna karıştırılarak kullanılmalıdır.

Bal, limon suyu ve bir bardak sıcak su ile içildiğinde boğaz ağrısını ve öksürüğünü giderir, gribe yakalanmış kişileri rahatlatır.

 

Gerçek Bal Nasıl Anlaşılır?

Bal buzdolabında şekerleniyorsa gerçektir.

Yoğunluğu çok, akışkanlığı sürekli olmalıdır, kesik kesik akan bal sahte olabilir.

Gerçek bal kaşıkla alındığı zaman kesintisiz gelir.

Buzdolabında belli bir süre bekletilen balın krem ya da tereyağı kıvamına gelmesi balın hakiki olduğunu gösterir.

Soğuk havada donmayan bal sahtedir.

Balı kaşıkla alıp yere döktüğünde, sahte bal uzayıp örümcek ağı gibi havada uçar.

Gerçek balın soğuktan şekerlenmesi durumunda eski halini alması için güneşe çıkarılması veya kabıyla birlikte sıcak suya konulması yeterlidir

Bal şekerle yapılan diğer ballara veya şerbetli içeceklere nazaran çok daha keskindir. Fazla yendiğinde genizde hafif yanma yapar. Bu gerçek balın bir özelliğidir.

Gerçek bal, çok uzun yıllar dayanabilir. Çünkü bal bakteri üretmez.

 

Sağlıklı Günler Dileğiyle, Afiyet Olsun...

Türkiye'nin her yerine kargo gönderimimiz mevcuttur.